VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
KÜNYE
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
H24HBR

@ Haber Tarihi : 01 June 2022 08:45:57

0 Yorum

Kez Okundu.

SEÇİME DOĞRU GİDERKEN ÜLKENİN GİRDİĞİ SİYASAL GERİLİM VE EKONOMİNİN ÇÖKÜŞÜ!

SEÇİME DOĞRU GİDERKEN ÜLKENİN GİRDİĞİ SİYASAL GERİLİM VE EKONOMİNİN ÇÖKÜŞÜ!

Özlü Söz:

Kıyamet günü Allahın katında insanların en kötüsü fenalığından korkularak kendisine hürmet edilen kimsedir.

Hz. MUHAMMED (sav)

__________________ 0 ___________________

20 yıllık akp iktidarının icraatları neticesinde İslam’a ve Müslümanlara sempati ile yaklaşanlar şimdi nefret gözüyle bakıyor. Bunun nedeni sorulduğunda bize “-Siz İslam adına konuşurken çok güzel şeyler söylüyorsunuz ama icraatın başına geçtiğinizde söylediğiniz her şeyin tersini yapıyorsunuz” dediklerinde akp’nin icraatları ne yazık ki bunu doğruluyor.

Yeni sistemin kurulması ile birlikte İslami hassasiyeti olan nesiller toprağa doğru giderken yeni nesiller sistemin yönlendirmesi ile batıya özentili olarak yetiştirildiler. Batı Hıristiyan âleminin hayatlarına nakşettiği ve İslam’ın haram olarak belirttiği her şey olağan hale getirilerek muasır medeniyet maskesi altında kabul ettirildi.

Bu tahribatı gören ve İslami hassasiyeti olanlar bu gidişat ve hayat standardını eleştirirken yerine İslam’ın güzelliklerini söylediklerinde dinleyenler hak verip kabul ediyorlardı. Ama ne zaman ki ABD destekli siyasi partiler ortaya çıkıp icraatları ile İslam’a ters düşerken muhalif ideoloji sahiplerine malzeme vererek kafa karışıklığına zemin hazırladılar.

İlkin Menderes ile başlayan Amerikancı yapı sırasıyla Demirel, Özal ve nihayetinde Erdoğan ile devam ederken İslam’a ait güzellikleri onlardan dinleyenler bu icraatları o İslamcılarda(!) görmeyince eleştiri yağmuruna tutup karşı duruşlara başladılar. İslamcı veya daha doğrusu İslamistlerden beklenen İslami dik duruş ve icraatlar net bir şekilde görülmüş olsaydı bugün karşımızdaki tabloda ateistlerin beş katına çıkması ve İslam’a karşı nefret söylemleri bu kadar ayyukaya çıkmamış olurdu.

AKP iktidarının geldiği 20 yılın sonundaki tablosu gerilim siyaseti, ekonomik çöküş ve dış politikadaki başarısızlık ile birlikte bunu kendilerinin yaptıklarının kabullenmeme dirayeti…

Siyasetteki gerilim, ekonomik çöküş ve dış politikadaki beceriksizlik çok iyi bir organize ile düzeltilebilir ama İslam’a ve Müslümanlara olan güvenin erozyona uğraması kolay kolay düzeltilecek bir olay değil. Ciddi anlamda İslam’a bağlı bir anlayışın iktidarında oluşan algı bunlarda tıpkı akp gibi yaparlar zihniyeti hâkim olur.

Muhalefet tarafından tek adam zihniyeti ve diktatör gibi yakıştırmaların hedefindeki Erdoğan her ne kadar bu suçlamaları kabul etmese de icraat ve gidişat bu konuda ellerine çok malzeme veriyor.

Parti içinde Erdoğan’ın arzu ettiği ve her dediği harfiyen yerine getirilip icraata konulması parti içindeki ayrılmalara kadar işi vardırdı. Davutoğlu ve Babacanın ayrılması parti içindeki bu tek adam zihniyetine karşı oluşan bir tepkiydi.

“Ben ekonomistim” diyerek ekonomiyi istediği gibi yönlendirmeye çalışan Erdoğan sonunda ülke ekonomisini çöküşe kadar götürmesini bu anlayışı yerine hep “dış güçlere” bağlaması suçluluk psikolojisini bilerek ve isteyerek teğet geçmesidir.

Tabanına yapmış olduğu ajitasyon ile birlikte 20 yıllık beceriksizlik ve yanlış uygulamaları ana muhalefete yüklemesi mayalanan yoğurt gibi tuttu. Mustafa Kemal ve İsmet İnönü zamanında İslam’a ve Müslümanlara yapılanlarla şimdiki CHP’yi suçlamasını ustalıkla tabanına kabul ettirerek inandırdı ve her seçimi bununla kazandı.

20 yılda yaptığı icraatları sonucunda İslam’a ters gelen uygulamalara parti tabanı sessiz kaldı. Mısıra gittiğinde onlara “laikliği” önermesi sonucu Şeyh Mustafa El Advi onun bu önermesini küfür ve şirk olarak niteledi onu yeniden imana ve nikâh tazelemeye davet etti.

Avrupa Birliğine girebilmek adına İslam dışı olan erkeğin erkekle evlenmesi, zinanın suç olmaktan çıkarılması ve domuz etinin kasaplık et statüsüne getirilmesi gibi konular ciddi anlamda İslam adına şiddetle eleştirilirken parti tabanlarından hiçbir tepki gelmemesi ilginçti. Oysa kendisini “Müslümanların Halifesi ve dünya lideri” gibi akılla ters düşen nitelemeleri yine bu haramlara ses çıkarmayan tabanının eseriydi.

Erdoğan’ın İslam’a ters düşen icraatlarını eleştiren CHP kerhen de olsa İslami konulara dalmıştı ve Erdoğan’ın bu İslami olmayan davranışlarını eleştirirken İslami konuları inceleme şansını yakalamıştı. Dileğimiz bu işi daha iyi boyutlara götürerek hakiki İslam’a olan yollara girmeleridir.

Kasım/Aralık 2021 tarihinde baş gösteren ekonomik çöküntüyü dünyadaki ekonomik krize bağlayan ve hiç kendi suçları yokmuş gibi halkın aklıyla alay eden açıklamalarla tabanda oy kaybına uğrayan AKP iktidarı seçime bir yıl kala tekrar bu seçimi kazanabilmek için farklı siyasi uğraşıların peşine düşmeye başladı. Artık halkın hiç yutmadığı her icraatı kendilerine oy kaybı olarak yansırken seçim kanunu ile oynamadan tutun da 6’lı masa etrafında toplanan ve ülke geleceğini kurtarma düşüncesi ile siyasi geleceklerini bir kenara bıraktıklarını söyleyen partileri tiye alma senaryolarına kadar işi sulandırdılar.

Özellikle Bahçelinin bütün siyasi nezaketi biryana bırakarak “millet ittifakı” yerine “zillet ittifakı” demesine kadar işi sulandıran icraatların siyaseti sıcak tutması gelecek seçimi tehlikeye sokmaktadır. SADAT kurucularından tehditlerin gelmesinin yanı sıra cumhurbaşkanlığı seçimini Erdoğan’ın kaybetmesi karşısında farklı senaryoların dillendirilmesi, ülkeyi sonrasında içinden çıkılmaz bir gerilime sokulması emperyalizme kolay bir lokma olmaya kadar işi götürür.

Erbakan Hocanın, Hayim Nahum doktrini ile belirlenen 7 maddelik ülkeyi çökertme senaryosu emperyalist güçler tarafından Erdoğan’ın eliyle gerçekleştirilmesi sanki bilerek yapılan bir uygulama olarak siyasete yansıyor.

Hayatımızın her alanında gerek duyulan her şeyin aşırı zamlanmasını dış güçlere ve dünyadaki ekonomik krize bağlayıp hazineyi boşaltmalarını hiç gündeme getirmeyen akp iktidarı ödemelerini yapabilmesi için zamlardan medet umur hale gelmesi Allah korusun sosyal patlamalara yol açmasına ramak kalmıştır.

Bu seçimi de kazanalım bundan sonrasını düşünürüz bir siyaset değil bir yıkımı getirir.

Aklıselimle hareket ve öz değerlerimizi hayata geçirmekle içinden çıkılacak bir siyasi adıma ne kadar ihtiyacımız vardır. Çünkü bugüne kadar Amerika ve siyonizmin atına kim binmişse hep yaya kalıp kaybetmiştir.

Selam ve dua ile…

https://www.facebook.com/rhvmimarlik/ https://instagram.com/h24haber?igshid=zq8vz8puuo1z
Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER