VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
KÜNYE
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
H24HBR

@ Haber Tarihi : 15 September 2022 21:00:50

0 Yorum

Kez Okundu.

Erbakan Hoca Kimlerin Gözlerinde Işık Görmedi

ERBAKAN HOCA KİMLERİN GÖZÜNDE IŞIK GÖRMEDİ ?

H24/ Makale / Milli Görüş'ün Hafızası 

Bizler bu davanın delisiydik. Hatta gözlerimizi o kadar kararttık ki teşkilatımızı bile davamızla bir tuttuk. kaldı ki, eğer ara yollar ana yola hizmet ediyorsa o da ana yoldan sayılır kuralı gereği teşkilatlarımızın safi bir şekilde bu davamıza hizmet ettiği dönemler için bu sözü kullanma noktasında bir beis de yoktu.

 ERBAKAN hocamız çok büyük ADAMDI, ERBAKAN hocamız kendi çağında en büyük MÜCAHİDDİ, ERBAKAN hocamız davası için GÖZÜNÜ KARARTMIŞTI, ERBAKAN hocamızın ANA GAYESİ ALLAH RIZASIYDI, ERBAKAN hocamız ETRAFINI ÇOK İYİ BİLİYORDU,

Ama biz, maalesef Hocamızın etrafını çok iyi bilmiyorduk. Erbakan hocamızın yanındaki herkesi çok büyük adam görüyorduk. Ama adam sandıklarımızın kimileri adam değildi, kimileri küçücük küçücük adamlardı.

Erbakan hocamız gecesini gündüzüne katıp çalışırken; birileri o güçten nemalanmanın derdinde idi, kimileri içeride Erbakan sonrası için teşkilatlanma derdinde idi, kimileri şan kimileri şöhret peşinde idi.

Artık teşkilat mensuplarımızın; Hocamızın etrafında olanlardan, adam olmayanları, küçücük olanları, şan şöhret peşinde koşanları bilmesi gerekiyor. Teşkilatlarımızın kurulduğu andan bugüne kadar geçen süredeki en yoğun ve en çetin imtihanını veriyor. Ve başımızda Erbakan hocamız da yok. Erbakan hocamız olmasa bile önümüzü aydınlatacak her biri pusula gibi olan sözleri var. Bu nedenle teşkilatımızın halihazırda oturtulduğu ve oturtulmak istenen zeminini iyi bilmemiz gerekiyor (İnsan bastığı zemini tanırsa kaymadan nasıl duracağını da bilir.), yetmez bu zemine çalışanları da iyi bilmemiz gerekiyor.

Genel başkanlığa heves olup, ama genel başkanlığı zerre kadar haketmeyen üstelik ehil de olmayan kiyafetsiz muhterisleri bilmeye daha fazla ihtiyaç var.

AGD genel başkanı olarak tanıdığım zamandan bu yana Erbakan sonrası genel başkan olma aşkıyla yanıp tutuşan, hatta çoğu yerde adamları tarafından Erbakan'ın prensi diye tabir edilen ve bu sözlerden büyük keyif alan ilyas Töngüçten bir kaç yazıda bahsetmiştim.

Bu yazıda ise kendisi özetleyip son sözü Erbakan Hocama vereceğim. Hala genel başkan olmak için avuçlarını ovalayan Töngüç peki genel başkan olmaya ehil mi?

Töngüç'ü yakınen tanıyan herkes bilir ki aşırı bürokrattır kendi adamlarına bile bürokrasi uygular. bunları da bir özenti olarak yapar. kendince kendini büyük adam sayar.

Kibirlidir. kibrinin bir tanesi bu davada olmayanlara karşıdır, bu kibrinde kimi zaman haklı olsa da bir cihad ve tebliğ hareketinin yönetici konumundaki birisi için itici bir kibirdir. diğer kibri mevki olarak kendinden aşağı olanlaradır. kimi zaman bu kibri insanlara selam vermekten bile imtina ettirirdi onu.

Halktan kopuktur. kendince saraylıdır. halka kolay kolay inemez. zaman zaman insede yapmacık kalır. buna sebep olan şey yine kibridir. makam sahiplerine karşı güleç yüzlüdür. dün suratına bakmadığı adam makam sahibi olursa (yahut para) töngüçün teveccühünü hemen kazanır.

Vefasızdır. partide bütün görevleri alınıp açıkta kalınca ve bitmez bunun ipini koparacakken, "bu adam bu yaşında dışarıda hiçbir şey yapamaz. çoluğu çocuğu var. aç mı kalacak" diyerek temel bey ile görüşüp kendi genel başkan yardımcılığını töngüçe veren adama burun kıvıracak kadar selam vermeyecek kadar vefasız ve nankördür. o genel başkan yardımcımızın ismini özellikle vermiyorum kendisine sorabilirsiniz.

Adam harcamaktan çekinmez. kendi çıkarları için birilerini kullanmayı sever. birileri yükseliyorsa engel teşkil eder, onu zorluyorsa başka alanlara yönelmelerini sağlayabilir. benim bizzat yaşadığım anı ortadadır dönüp okuyabilirsiniz. aşağıya kendisi ile ilgili yazdığım yazıların linklerini bırakacağım.

Kıskançtır. başkan olduğu zamanlarda da sonralarında da rahmetli Şehid Başkan Adnan Demirtürk hakkında çok söz söylemiştir. Çünkü bu teşkilatlarda Adnan başkan efsane oldu, töngüç ise ga... tahammülsüzdü, zira teşkilatta kendi yardımcılarının bile ön plana çıkmasından haz etmiyor bunu da açık açık belli ediyordu. yani benim kardeşim beni geçsin bundan memnun olurum değil benim arkamda durduğu sürece mutlu olurum tavrı vardı. kendi, kendi için kardeşleri de onun için yaşamalıydı. Hocamızın kardeşlik tanımına ne kadar zıt değil mi? üretken değildi, proje adamı değildi. ürettiği neredeyse hiçbir şey yok. başkanlığı döneminde en çok ses getiren Kuran dağıtımı, ziyafetleri ve hatim kampanyalarının ve dahi hiçbir çalışmanın projesi ona ait değil. bu kısmı benim midem almıyor. paragraf başlığını siz koyun. kendisinin namusuna küfreden akp ile çalışan, hırsız arsız dolandırıcı adamları hiç umursamadan tetikçi ve maşa olarak kullanabilen bir yapısı da vardır. garanticidir. vazifesi boyunca Erbakan hocamızın ve koltuğunun gücüne güvenmiş. birey olarak ise her zaman şevket kazan ve oğuzhan asiltürke güvenmiştir. yukarıdan net talimat gelmeden yanına destek verilmeden kılını kıpırttığını göremezsiniz. Teşkilatlar özellikle parti bu kadar yangın içinde iken ses çıkartmamasının nedeni de bu garanticiliğidir. yine AGD akpye peşkeş çekilirken sesini çıkartmaması da orada gittikçe azalan nüfusunun hem yok olmaması hem de bu çalışmaların zaten oğuzhan beyin gözetiminde olduğu içindir.

Cesur değildir. arkasında güç olmadığı zaman hiçbir inisiyatif alamaz bu da yine garanticiliği ile bağlantılıdır. Yine birçok kişinin arkasından konuşabilir ama yüzlerine karşı güler. Kamalak hocaya fetoşçu der hatta düşmanı olduğu bitmez ile bu hususta aynı safta birleşir. ama yine de Kamalak hocaya yapılan saray merkezli operasyonda, operasyon içinde yer almaz çünkü o elini hiçbir zaman ateşe sokmaz. fetoşçu dediği adamın yik'te olmasına ses çıkarmaz. benim Kıbrıs hakkında kitabım var benim de Kıbrıs'a gitmem gerek deyip Kamalak hoca ile Kıbrıs'ı da gider ama kendince sansür uygular biz yazınca da günah çıkartmak için boy boy Kamalak fotoları paylaşır. salih turhan daha dik durdu hiç böyle şeylere tevessül etmedi mesela.

Arkadan başka, yüze başka olabilir. omurgasal sorunları vardır. tıpkı Kamalak hoca da olduğu gibi temel bey ile benzer durumları vardır. oğuzhan bey temel bey için kongre olacak bu da gidecek derdi. temel beyin itikadının da bozuk olduğunu çeteye hamilik yaptığını söylerdi. aynı sözleri töngüç te bir çok yerde söylemiştir.

Bununla beraber kendi diliyle birçok yerde ifade ettiği itikadi bozuk bir adamın, çetenin hamisi olan bir adamın genel başkanlığında genel başkan yardımcılığı da yapmaya devam eder. dahası çıkarcılar grubu ile temel beyi nasıl göndereceğiz toplantıları yapar.

Yazdıklarımın eksiği çok fazlası yok. hala genel başkan olmak istiyor ama şerefli bir adama yakışanı yapamıyor. madem temel bey hakkında bunları düşünüyor ve sağda solda özel sohbetlerde ve toplantılarda da beyan ediyorsun neden adam gibi ayağa kalkıp o yanlışları dile getirmiyorsun. niçin kapalı kapılar arkasında bu çalışmaları yapıyorsun diye sormak lazım töngüçe. acaba ne cevap verir. bir kez olsun cesurca adam gibi ayağa kalkıp bu yaptıklarını kabul edip arkasında durabilir mi acaba?

Biliyorsunuz bir önceki yazımda kendisi hakkında Erbakan hocamıza verdiğim raporu ve sonrasında olanları yazmıştım.

Şimdi gelin 2000'lerin başına dönelim. MGV kapatılıyor AGD kurulacak. yenilikçiler ayrılacak. ortalık toz duman. Konutta ilyas töngüç, hasan bitmez, ali özdemir bazı MGV yöneticileri şehir dışından gelmiş birkaç temsilci var. ama esas isimler bu üç isim. bizimle iken akp yi zemmeyleyen ama akpli spor bakanı suat kılıç ile birlikte bakanlığa müşavir olarak atanan ve EHAD gibi güzide bir kuruluşumuzu akp'ye peşkeş çekmiş, twitterdan reis güzellemeleri yapan ali özdemir. saray ile birlikte kendi genel başkanına operasyon yapan o gün açıktan bugün gizliden akp ile çalışan Hasan Bitmez.

Genel başkanlarının arkasından konuşan yüzlerine gülen genel başkan olma aşkıyla yanıp tutuşan ilyas töngüç.

O gün Töngüç hocamıza dosya içinde raporunu sunmuş. Hocam şunları yaptık bunları yaptık demiş ama Hocam yeterli bulmamış. daha öncede yazdığım gibi o raporların çoğu gerçekleri yansıtmıyordu. Erbakan hocamız bunun üzerine birkaç soru sormuş sorularına cevap alamayınca o gün Hocamızın bu adamlarını nasıl gördüğünü orta yere koyan o muazzam sözleri söylemiştir.

GÖZÜNÜZDE HİÇBİR IŞIK GÖRMÜYORUM.

HİÇBİRİNİZİN GÖZÜNDE BİR IŞIK GÖRMÜYORUM.

Evet hocamın gözünde ışık görmediği bu adamlardan birisi şuan akpye çalışıyor spor bakanlığında, diğeri teşkilatları felç etmekle meşgul öteki de genel başkan olmak istiyor ama cesareti yok.

Şimdi bazı kardeşlerimiz Hocamız bu adamları neden tutmuş diye sorabilir. Ama hocamız kimleri yanında tutmadı ki; Hocamız bunca beceriksiz, liyakatsiz, hatta ileride hain olacak adamlara bile iş yaptırdı. Hatırlayalım daha bu hareket başlarken Arabistanda bir mübareğe projelerini anlatmış o mübarek te "oğlum Necmeddin sen dünyayı değiştirmekten yeni bir dünya kurmaktan bahsediyorsun. bu iş teşkilat işi bu iş adam işi. var mı senin adamların" deyince Erbakan hocamız "kırık mala kırık tuğla biraz kum biraz çimento" cevabını vermiş. aslında etrafındaki adamların da kalitesini orta yere koymuştur.

Tüm bunlara rağmen Erbakan hocamız hedefine kitlenmiş ve o binayı yapmak için eldeki malzemeyi en verimli şekilde kullanmaya gayret sarf etmiştir. Bu adamlar da bu yüzden yerlerinde kalmıştır.

Sorun şu ki teşkilatlar büyüdükçe bizler Erbakan hocamızın yanındaki bu adamları Erbakan hocamız gibi sanmışız o gözle bakmışsız.

Kıymetli teşkilat mensubu kardeşlerim Allah rızası için Soruyorum?

Allah rızası için cevap verin. Şu adamların bu teşkilatlara ne faydası olabilir.?

Bunlardan genel başkan olur mu?

Bu adamlarla "Ahlak ve Maneviyat" sancağı dalgalandırılır mı?

Bu adamlarla "Adil Düzen" ve "Adil Ekonomik Düzen" sistemleştirebilir mi?

Bu adamlarla "Yaşanabilir Bir Türkiye - Yeniden Büyük Türkiye" kurulur mu?

Dahası bu adamlarla "Yeni Bir Dünya" kurulabilir mi?  

Allah'a emanet olun.

 

https://www.facebook.com/rhvmimarlik/ https://instagram.com/h24haber?igshid=zq8vz8puuo1z
Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER