VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
KÜNYE
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
H24HBR

@ Haber Tarihi : 27 May 2022 12:40:08

0 Yorum

Kez Okundu.

Şeyh Fetullah El Verkansi Kimdir

Şeyh Fethullah Verkanisi kimdir?

H24/ Maneviyatın öncüleri 

Şeyh Fethullah Verkanisi hayatı biyografisi Şeyh Fethullah Verkanisi ve Ohin Dergâhı. Şeyh Fethullah Verkanisi (k.s) Nakşibendi Tarikatı’nın büyüklerindendir.

Norşin’e giderek Saadat-ı Kiramdan Abdurrahman-ı Tâğî’ye (k.s) intisap eder. Şeyhinin talebi üzerine Abri medresesindeki görevinden istifa ederek Norşin’e yerleşir ve bir yandan müderrislik yaparken aynı zamanda manevî eğitimine devam eder. Şeyh Fethullah Verkanisi aynı zamanda, Şeyhi Abdurrahman-ı Taği hazretlerinin oğlu Muhammed Ziyauddîn’in (k.s) de mürşididir. İşte Şeyh Fethullah Verkanisi hayatı biyografisi.

Kabri nerede?

BİTLİS – MERKEZ’DE TAŞ MAHALLESİ 907 SOKAK NO:45’TEKİ TÜRBESİNDE

 İsmi Fethullah olmasına rağmen Verkanisi (v. 1899) diye meşhur olmuştur. Babası Şeyh Musa el- Mardini’dir. Siirt’in Minar (Dilektepe) Nahiyesi’ne bağlı Verkanis köyünde dünyaya gelir. Nesebi Hz. Ömer’e kadar dayanır.

Onun için aşiretlerine “Ömeri” denir. İki defa evlenmiştir. Sekiz evladı vardır. Bunların beşi erkek üçü kızdır. Oğulları Şeyh Alauddin, Şeyh Cüneyt, Şeyh Ma’ruf, Şeyh Kutbeddin, Şeyh Bahauddin’dir.

Şeyh Musa ez-Zûlî’nin neslinden gelen Şeyh Fethullah Verkânisî,79 1846 yılında Siirt’e bağlı Baykan ilçesinin Verkânis köyünde doğdu. Şeyhu’ş Şeria ve Şahbâzu’t-tarîka unvanıyla tanınan Verkânisî, medresede okutulan sıra derslerinin çoğunluğunu Mollakent’li Molla Abdurrahman’ın yanında okumuştur.

Molla Resul-i Sıpkî’den Felsefe ve Matemetik okumuş, son derslerini ise Muş’lu Hacı Tayyib Efendi’nin80 yanında okuyarak icazet almıştır. Koğak köyünde bir süre kalmış ardından Abri’de bulunan medreseye resmî müderris olarak atanmıştır.

Döneminde, Şeyh Fehim-i Arvâsî ve Şeyh Emin-i Bitlisî ile birlikte bölgenin en tanınmış ve ilmine en fazla itibar edilen, hukikî ve sosyal sorunları çözen şahsiyetlerinden biri olmuştur.

82 Bölgeden ve bölge dışından birçok kişi kendisine mektupla soru sorarak cevap istemişlerdir. Fethullah Verkânisî, medrese tahsilini tamamlayarak müderrislik yapmaya başladığı günlerde okuduklarının ve okuttuklarının kendisini tatmin etmediğini anlamıştır.

Bu halini şu şekilde ifade eder: “Medrese tahsilini tamamladıktan sonra şunu anladım ki, zâhirî ilimlerle hakîkate varmak mümkün değil. Aksine tasavvuf köprüsünden geçmek ve kemâl ehlinden bir kâmilin peşinden gitmek gerek.” Bunun üzerine bir süre sonra Norşin’e giderek Abdurrahman-ı Tâğî’ye intisap eder.

Şeyhinin talebi üzerine Abri medresesindeki görevinden istifa ederek Norşin’e yerleşir ve bir yandan müderrislik yaparken aynı zamanda manevî eğitimine devam eder. Bu süre içerisinde kendisine hilafet verilir.

Şeyhi Abdurrahman-ı Tâğî vefat ettikten sonra onun çocuklarının medrese tahsili ve iaşesini de üzerine alarak dört yıl daha kalır.

Şeyhinin oğlu Muhammed Ziyauddîn (Hazret) hilafet aldığında, Tâğî’nin Erzurum halifesi Ahmet Taşkesenli gelerek Fethulah Verkânisî’ye artık Norşin’de Muhammed Ziyauddin’in kalmasının daha uygun olacağı tavsiyesinde bulunur.

Bu tavsiyeyi haklı bulur ve evini Ohin’e taşır. Orada dört yıl kaldıktan sonra ailesinin yurdu olan Verkânis köyüne taşınmak ister ancak Bitlis’teki müridânı ve Norşin şeyhi olan Muhammed Ziyauddin Bitlis’te kalmasını sağlarlar. Bunun üzerine kendisi için Mermutlular Mahallesinde bir ev ve mahallenin camisine yakın bir medrese yapılır.

Şeyh Fethullah Verkânisî, 93 harbi olarak bilinen 1293 yılındaki Osmanlı-Rus savaşında Abdurrahman-ı Tâğî’nin halifeleri ile birlikte savaşa katılır. Sıbğatullah-i Arvâsî’nin oğlu Şeyh Celâleddin ve halifesi Şeyh Hâlid-i Oleki ile Motkan bölgesinde mücâdele eder.

Şeyh Halid bu savaşta şehid düşer. Şeyhi Abdurrahman-ı Tâğî’ye damat oldu Şeyh Fethullah iki evlilik yapmıştır. İlk eşi Züleyha Hanım, ikinci eşi ise şeyhi Abdurrahman-ı Tâğî’nin kızı Tayyibe Hanımdır. 27 Eylül 1317/1899 Salı günü 53 yaşındayken vefat eder. Şeyhin vasiyetine göre evinin yanındaki bir yere, dönemin komutanın emri ile askerler mezar kazarlar ve Abdurrahman-ı Tâğînin bütün halifeleri ve kalabalık bir katılım ile cenaze namazı kılınır.

Verkânisî genç denebilecek bir yaşta vefat etmiş olmasına rağmen birçok eser kaleme almıştır. Bunlar el-Küfrü ve’l-Kebâir, Âdâb, Avâmil, Menâsiku’l-Hacc, Mektûbât, Vefât-ı Şeyh Abdurrahman-ı Tâğî ve Risâle-i Akâid’dir. Bilinen altı halifesi vardır.

Vefatı 

Vefatı Hocası Abdurrahman Tagi vefat ederken (v.1886) Fethullah Verkanisi’yi yerine halife tayin eder.

Bir müddet Nurşin dergahında kalır. Muhammed Ziyaüddin’i yetiştirip ona, “Sana verebileceğim her şeyi verdim. Artık babanın makamına geç ve irşada başla.”, diyerek Nurşin’den ayrılır. Önce dergahını Pirnasin köyüne taşır, ömrünün sonlarına doğru da Bitlis’e yerleşir. Vefat etmeden önce bile Peygamber Efendimizin hayatını ve güzel ahlakını anlatan “Mevahib-i Ledünniyye” isimli kitabı elinden düşürmemiştir.

Kabri Bitlis il merkezinde evinin bahçesindedir. Son zamanlarında vasiyet için oğullarını yanına çağırır. Onların ağlayıp üzüldüğünü görünce, –Ağlamayınız!

Allah Teala hastalığıma şifa verirse babanız benim. Eğer şifa bulamazsam, babanız Muhammed Ziyaüddin’dir, diye buyurur.Ona göre Nakşibendî tarikatı Sünnet’e ittiba ile gafletten kaçınmaktan ibarettir. Gittiği her yerde edep üzerinde durur, adaba riayet etmeden yol alınamayacağını hatırlatır. İstikametin önemine dikkat çekerek insanları keşif ve keramet arayışından uzak tutmaya çalışır.

Nakledilir ki, İbni Hacer’in Tuhfetul-Muhtac ve Remeli’nin Nihayetul-Muhtac gibi büyük kitapları ezbere bilmektedir. Fethullah Verkanisi Hazretleri rabıtaya çok önem vermiştir.

Halifeleri Şeyh Fethullah Verkanisi vefat ettikten sonra yerine beş halife bırakır.

Bunlar, 1- Muhammed Ziyauddin (Seydayı Tagi’nin oğlu),

2- Şeyh Ahmet (Şeyh Mahmudi Karaköylü’nün babası),

3- Şeyh Abdulgaffari Küçük (Gavsi Hizani’nin kardeşinin oğlu Şeyh Muhammed, Hafid-i Arvasi’nin babası),

4- Hacı Mele Ömer-i Horos,

5- Seyit Hasan (Gavsi Hizani’nin oğlu).

Eserleri

Şeyh Fethullah el-Verkanisî’nin eserleri şunlardır. 1- Risaletü’l-Kufr ve’l-Kebair, 2- ed-Dürerü’l- Behiyye fi’l-Avamil’en-Nahviyye, 3- Menasiku’l-Hacc ve’l- Umre, 4- Bazı tasavvufi ve fıkhi meselelere dair Mektubat ve çocuklar için kaleme aldığı Akida İmané adlı risalesidir.

Adap’ta Nakşibendi Tarikatı’yla alakalı edep konusu anlatılmaktadır. Rabıta gibi, zikir gibi yolun amelleriyle ilgili bahisler hariç, kitabın ağırlığını teşkil eden kısmını Seyda-i Tagi hazretleri “El-Hadikatü’n- Nediyye ve’l-Behçetü’l-Halidiyye” adlı bir eserden daha önce kendisine okutmuştur. Şeyh Muhammed b. Süleyman el-Bağdadî’nin yazdığı ve Halidîliğin temel kaynaklarından sayılan bu eserde anlatılan edepler, “Adab-ı Fethullah”ta daha anlaşılır hale getirilmiş, müridin mürşidi karşısında, diğer müritlerin yanında ve toplum içinde nasıl davranması gerektiği maddeler halinde sıralanmıştır. 1979 yılında Ahmet Şahin tarafından Türkçe’ye tercüme edilmiş olup, ‘tasavvuf, edep ve ahlak rehberi’ adıyla yayınlanmıştır.

 

Bunların isimleri şu şekildedir: Muhammed Ziyâuddîn (Hazret), Seyyid Hasan-i Arvâsî Seyyid Abdulgaffâr-i Arvâsî, Molla Ahmed-i Karaköyî, Molla Ömer Horosî, Molla Hasan.

Ohin Dergâhı’nda Abdurrahman-i Tâğî’den sonraki tarîkat silsilesi şu şekildedir:

Şeyh Abdurrahman-ı Tâğî, Şeyh Fethullah-i Verkânisî, Şeyh Muhammed Ziyâeddîn, Şeyh Muhammed Alaeddîn-i Ohinî, Şeyh Mahmud-i Karaköyî, Şeyh Muhammed Takiyyuddîn, Şeyh Muhammed Hâlid, Şeyh Muhammed Âsım. Günümüzde Şeyh Muhammed Asım’ın halifelerinden Şeyh Fethullah Ayte ve Şeyh Mesud Türel dergâhta hizmet yürütmektedirler.

Medrese bölümünde Şeyh Fethullah ve Şeyh Mesud’un yanında Molla Nur Muhammed Türel, Molla Sabrullah Ayte ve Molla Ziyaeddîn Ayte müderris olarak ilmi geleneği sürdürmektedirler.

https://www.facebook.com/rhvmimarlik/ https://instagram.com/h24haber?igshid=zq8vz8puuo1z
Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
https://www.facebook.com/rhvmimarlik/videos/557660301802778
Yazar Bilgisi

H24 Haber H24 Haber infokariha.net Tüm Yazıları

BENZER HABERLER