VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
KÜNYE
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
H24HBR

@ Haber Tarihi : 14 June 2022 00:51:38

0 Yorum

Kez Okundu.

Gül: Dünya Kaotik Bir Ortamda

"Dünya kaotik bir ortamın içerisinde"

D8'in 25.yilinds konuşan eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül önemli konularda açıklama yaptı.

"D-8 bünyesi içerisindeki ilişkilerin güçlenmesini oldukça önemsiyorum" Ayrıca Gül, “Zamanında Mısır’dan Endonezya’ya, Pakistan’dan Nijerya’ya ikili ilişkilerimizin arttırılması yönünde çok çaba sarfettim.

Nijerya’daki olmak üzere D-8 Zirvelerine iştirak ederek bu örgüte verdiğim önemi sergiledim. Dolayısıyla, üye ülkelerle ikili münasebetlerin geliştirilmesini ve D-8 bünyesi içerisindeki ilişkilerin güçlenmesini oldukça önemsiyorum.” diyerek sözlerini bitirdi.

Konuşma sonrasında 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve D-8’e üye olan ülkelerin temsilcileri Çırağan Sarayı’nın balkonunda birlikte aile fotoğrafı çektirdiler.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Diplomaside hamaset ve hayal yoktur; hep gerçeklik vardır" dedi. Gelişen 8 Ülke Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın (D-8), 25'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Beşiktaş'taki Çırağan Sarayı'nda program düzenlendi.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, milletvekilleri, eski bakanlar, Endonezya, Bangladeş, Malezya, İran, Mısır, Pakistan ve Nijerya'dan büyükelçiler, temsilciler katıldı.

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Abdullah Gül, sözlerine Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı anarak başlarken D-8 organizasyonun kurulmasındaki arka plan çalışmaları gerçekleştiren kişi olarak bugün düzenlenen zirveye katılımdan onur duyduğunu ifade etti. Dünya ve bölgemizin tarihe iyi harflerle yazılmayacağı bir dönemden geçtiğini hatırlatan Gül, toplantının temasının ‘Kaos, Çatışma ve Savaşlar Çağında Bugünün İhtiyacı, Yarının Umudu D-8’ olmasının doğru bir tespit olduğuna değindi.

"Açlıkla uğraşan, açlığın pençesine düşen milyonlarca insan var"

Dünyada karamsarlık, istikrarsızlık ve öngörülemez bir durum var diyen Gül sözlerini, “Böyle bir ortam içerisinde niçin bu acılar çekiliyor, niçin bunlardan kurtulmuyoruz? Asıl önemli olan mesele bu. Çünkü insanlığın çok eskiden beri gelen açlık, sefalet, hastalık gibi çok büyük sorunları var. Son salgın 6 milyon insanı dünyada kırdı geçirdi, daha bilinmeyen büyük rakamlar var. Gıda güvenliği dediğimiz mesele çok önemli bir konu.

Açlıkla uğraşan, açlığın pençesine düşen milyonlarca insan var. BM Genel Sekreteri geçen hafta 250 milyon insanın açlık sınırında olduğunu ve bu insanların her gün ne yiyeceğini düşündüğünü bütün dünyaya deklare etti.

Böyle bir durumda, niçin o zaman savaşlar olsun?” diyerek sürdürdü "Savaşı başlatmak kolay ama bitirmek çok zordur" Savaş değil barış yapalım, çatışma değil diyalog kuralım" Savaşın acımasızlığını, yıkımını, savaşın ne olduğunu en iyi askerlerin ve diplomatların bildiğini dile getiren 11. Cumhurbaşkanı Gül, diplomasinin önemine vurgu yaparak sözlerine şöyle devam etti: “Diplomaside retorik, hamaset, hayal yoktur; gerçekçilik, hesap, analiz vardır. O bakımdan bunlar yapılmadan, devreye girmeden savaşlar başladığında onların kapatılması da çok zordur.”

Necmettin Erbakan’ın D-8’in kuruluşundaki düşüncelerine de değinen Gül, “Erbakan Hocamız savaş değil barış yapalım, çatışma değil diyalog kuralım, çifte standartlar olmasın adalet olsun, kimsenin kimseye üstünlüğü değil eşitlik olsun, sömürü değil adil düzen olsun, baskı, tahakküm değil insan hakları, hürriyet ve demokrasi yani temel hak ve özgürlükler olsun prensip ve ilklerini ortaya çıkarttı.

Bunları sadece milletler arası, ülkeler arası ilişkilerde geçerli gibi düşünüyoruz. Aslında, tüm bunlar her bir ülkenin kendi içi için de geçerli.

Ülkelerin iyi yönetilmesi, insanların mutlu ve müreffeh olabilmesi için de bütün bu ilkeler geçerli. Kutuplaşmalar, adaletsizlikler, eşit olmayan durumlar, adil olmayan gelir dağılımları bütün bunlar aslında olmasın diye bu ilkeleri, ülke yönetiminde ve içerisinde gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bunların gerçekleşmesi demek aslında ülkelerin evinin içinin düzenli ve sağlam olması anlamına geliyor.” diye konuştu.

"Siyasi kriterler hukuktur"

“Kimin evinin içi düzenliyse o ailede mutluluk ve huzur vardır, barış vardır.” diyen Gül, kimin evinin içi dağınıksa o evde çatışmalar, çok ileri giden adaletsizlikler, huzursuzluklar ve kavgalar olur diyerek, “Bunların boyutu azdan yukarı doğru çıkabilir. Bunlar varsa tabii ki neticede kavgalar oluyor.

Onun için ülkelerin içi açısından düşündüğümüzde bütün bu ilkelerin hepsi aslında evrensel ilkelerdir Bunları ülkelerimizde, üye ülkelerde, başka ülkelerde gerçekleştirdiğimizde o zaman bütün enerji insanların mutluluğu ve müreffeh bir hayat yaşamaları için harcanacak. Onun için esas olan şey bütün enerjiyi toplayıp kalkınmaya vermek gerekiyor.” konuşmasını sürdürdü.

Ülkelerin içinin düzene konulmasının siyasi ve ekonomik olarak 2 temel kriteri olduğundan bahseden Gül, “Siyasi kriterler hukuktur, biraz önce hepinizin çok güzel bir şekilde vurguladığı gibi, temel esaslar oradan başlıyor. Bunlar olduktan sonra ekonomik kurallardır; kısa vadeli çıkara değil, orta ve uzun vadeli planlar, programlar, test edilmiş, denenmiş ekonomi programları.

Tüm bunların kararlılıkla ve bunlara layık insanlarla uygulandığında nihayette evlerin içi düzenli hale gelir.” diyerek sözlerine devam etti.

https://www.facebook.com/rhvmimarlik/ https://instagram.com/h24haber?igshid=zq8vz8puuo1z
Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER