VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
KÜNYE
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
H24HBR

@ Haber Tarihi : 09 December 2023 18:56:29

0 Yorum

Kez Okundu.

Aksa Tufanı Ümmetin Suskunluğu

AKSA TUFANI VE ÜMMETİN SUSKUNLUĞU!

H24 / Makale / M. Necip Yavuzer 

Özlü Söz: Kudüs meselesi şahsi bir mesele değildir, sırf bir ülke ya da sırf çağımız Müslümanlarıyla ilgili bir mesele değildir; bilakis, gelmiş geçmiş ve gelecek olan bütün mümin ve muvahhidleri ilgilendiren bir olaydır bu…

İMAM HUMEYNİ

______________ 0 ______________

Ne zaman ki Müslümanlar dünyevileştiler ve Allah’ın sistemini devam ettirme hususunda gevşeyip mevki, makam ve servetlere meylettiler Allah sahip oldukları güçlerini ellerinden aldı. Bugün dünyadaki güç odakları ne yazık ki Yahudi ve Hristiyan ittifakının eline geçmiş durumda. Bu durum Kurana bağlı Müslümanlar tarafından bilinirken bunun şuurundan olmayan ve dünyevileşmiş yığınlar tarafından ne yazık ki bilinmemektedir. Bunu iyi hesap eden batılı emperyalist güçler bunu çok iyi dizayn ettikleri için bugün Filistin’de kanlar akıyor ve küçücük bedenler bombalar altında can veriyor.

Bugün Gazze’de olanlar Filistinli Müslümanların başına geliyorsa bu kendi değerlerine sahip çıkamayan ümmetin ilahi yolu terk etmesindendir. Eğer ümmet Allah’ın emir ve direktifleri doğrultusunda hareket etmiş olsaydı bugün bütün dünyada hiçbir Müslümanın gözyaşı ve kanı akmazdı. Kendi değerlerine sahip çıkamayan ümmetin suskunluğu neticesinde bebekler, çocuklar, kadınlar ve yaşlılar siyonist katillerin bombaları altında can vermektedirler. Kendi ilahi değerlerine sahip çıkamayanlar başka milletlerin değerlerinin emrine boyun eğerler.

Allah’ın Hz. Musa (as) ile gönderdiği Tevrat’ı ve Hz. İsa (as) ile gönderdiği İncili değiştiren Yahudiler bugün bu tahrif edilmiş iki kitabın bağlıları olarak ne yazık ki dünyada güç birliğine girerek Müslümanları siyaset sahnesinden indirmek sureti ile bu yola girdiler. Oysa Allah Bakara Suresi 120. Ayetinde şöyle buyurmaktadır; “Siz Yahudi ve Hristiyanların dinlerine tabi olmadığınız müddetçe onlar asla sizden hoşlanmazlar”.

Allah Kuranda biz Müslümanları Yahudi ve Hristiyanlar konusunda ayetleri ile uyarmasına rağmen biz Kurandan gıdalanmadığımızdan dolayı onların kurduğu bütün tuzaklara ne yazık bir bir düştük ve bugün başımıza gelen bütün musibetler Kurana olan bağlılığımızdan kopmamızın neticesindendir. Kuranı sadece ölülerimize tahsis edilen bir anlaşa girdiğimiz günden bu yana dünya hâkimiyetini ve ilahi sorumluluğumuzu ne yazık ki kaybettik. Bu kaybedişimiz neticesinde bugün Filistin’de ve Doğu Türkistan’da ümmet bedeller ödemektedir.

7 Ekimde başlayan “Aksa Tufanı” harekâtı neticesinde Hamas’ın El Kassam Tugaylarına bağlı mücahitler Siyonist İsrail’in içlerine kadar sızarak onların bütün koruma tedbirlerine rağmen bertaraf etti. Esirler alarak onları siyasi olarak bir girdaba soktu. El Kassam Tugayları Siyonistlere öyle darbeler indirdi ki onları şaşkına uğrattı. Oysa bütün dünya sadece Gazze’ye yapılan bombalamayı seyretti. Mücahitler Yasin adını verdikleri zırh delici Merkava dedikleri tanklarını bir bir imha etti. Bu onları şaşkına uğrattı. Onların planı Gazze’de bulunan Filistinlileri Mısıra, Ürdün’e ve Lübnan’a doğru sürmekti. Oysa bu planları tutmadığı gibi Gazelliler bombalara rağmen topraklarını terk etmediler.

Hamas ve ona bağlı mücahitler hiç kimsenin beklemediği bir harekâtla Siyonistlerin bütün güçlerine rağmen bertaraf etmeyi başardığı gibi onları sahada da yenilgiye uğrattı. Siyonist medya kendi yenilgilerini dünyanın gözleri önüne sermekten kaçındığı gibi sansür uygulayarak yenilgisini örtmeye çalışmaktadır. Gerçek olan onların bu savaşta yenilgiye uğramaları ve Hamasın karşısında hiçbir varlık göstermemeleridir.

75 yılı aşkın bir sürede toprakları işgal edilmiş Filistinlilerin aynı zamanda bu süre zarfında can vermelerine karşılık Hamasın El Kassam Tugaylarının başlattığı “Aksa Tufan” harekâtına karşılık Hamas’ı terörist ilan eden ve Amerika ağzı ile konuşan bazı siyasetçiler ve sözde ünlüler bunca yıllık işgale ve verilen canlar için hiç açıklama yapmaları onların kimin safında olduklarını göstermektedir.

Bunların yanı sıra iktidarlarını ABD’ye borçlu olan sözde islami devletler(!) ve iktidarlar bunca katliama rağmen hiçbir şey yapmaları akıllara durgunluk vermektedir. Suudi rejimi bu katliam yapılırken müzik festivali veriyor. Yıllarca batılı silah üreticilerinin pazar alanı olan uydu ve sözde islami yönetimler Siyonistlere karşı bu silahlarla bir karşılık vereme cesareti bile gösteremediler. Tek düşündükleri iktidarlarının geleceği ve kazandıkları zenginliklerinin ellerinden gitmemesidir.

ABD’nin desteğiyle iktidar olan akp Siyonist rejim ile yaptığı anlaşmaları hiçbir şekilde gözden geçirmediği gibi gemilerle onlara inşaat malzemeleri, yaş sebze ve meyve taşımaktan geri durmadı. Oysa akp iktidarının elinde yaptırım imkânları vardı. Örneğin İncirlik ve Kürecik üslerini kapatabilirdi. Manavgat suyunu kesebilirdi ama bunların hiçbirini yapmadığı gibi sadece barış görüşmelerini sürdürme yolunu seçti.

Erdoğan Almanya’ya yaptığı ziyarette “İsrail’e borçlu olanların bugün sesleri çıkmıyor” anlamında bir söz sarf etti. Galiba kendisinin ABD’ye borçlu olduğunu unutmuş olmalı ki bugün elindeki imkânları Siyonistlere karşı kullanmadı.

Hz. Peygamber efendimiz “Küfür tek millettir” buyurmuş. Bugün batılı güç odakları Siyonist katiller rejiminin yanında yer alırken bunca islami devlet olmasına rağmen aynı cesareti gösterip Hamas’ın yanında duramadılar. Bu konuda İran İslam Cumhuriyeti, Yemen ve Irak dışında kimse tarafını belli etmedi. Hamasın yetkilileri İran’ın kendilerine her konuda yardımcı olduklarını beyan edene beyanatlarda bulundular. Hamasın ciddi anlamda harekâtını İslami temeller üzerine kurduğu günden beri batılı emperyalist güçler bu oranda düşmanlığını ilan etti.

Geçmişte Yaser Arafat İran’a yaptığı ziyarette kendisine hareketini İslam çevirmesi durumunda kendisine bugüne kadar Arapların verdiği yardımların kendileri tarafında verileceği teklif edildi. İran’da olduğu sırada kabul edip Filistin’e döndükten sonra demokratik ve laik gidişattan ayrılmayacağını açıkladı. İşte bu olaydan sonra hareketin İslami temeller üzerine bina edilmesi için büyük çabalar sarf edildi ve Şeyh Ahmet Yasin önderliğinde Hamas kuruldu ve bugünlere gelindi. Ne zaman ki Filistin’de hareket İslam’a dayandı Siyonizm’in ve batılı emperyalist güçlerin düşmanlığı da o oranda arttı.

Ümmet susmuş ve Filistin için olması gerekeni yapmıyor ve bunu bilen Siyonistler sözde islami iktidarları çok rahat olarak tehdit etmeyi bile yapabiliyor. Onların Gazze’de çocukları, bebekleri ve kadınlarla yaşlı insanları katletmelerinin önüne geçilmemesi onların tahrif ettikleri Tevrat’a dayanıyor.

Tevrat’ın 1. Samuel Bölümünün 15. Babının 3. Fıkrasında güya Allah onlara şöyle emir veriyor; “Şimdi git Ameliki vur ve onların her şeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme ve erkekten kadına, çocuktan emzikte olana, öküzden koyuna, deveden eşeğe kadar hepsini öldür” (Kitabı Mukaddes Tevrat. Sayfa 284)

Siyonist katillerin anlayışındaki Allah tasavvuru ne yazık ki budur. Oysa Allah Kuranda kendisinin kullarına karşı asla zulmetmez buyuruyor ve biz Müslümanlar de asla zulmetmeyiz. Esir değişiminde bunun örneğini gördük.

Şeyh Ahmet Yasin ümmin suskunluğunu Allaha şikâyet etmişti. O günden bu yana değişen bir şey yok ne yazık ki… Ümmet o günde suskundu bugünde suskun…

Ya Rabbi ümmetin mücahit gençleri Siyonist rejimi yok etmek için bir sel gibi akacak kadar uyanmış ama ne yazık ki iktidarlarını düşünen sözde Müslümanlar onların önünü açmadığı gibi kendileri de bir şey yapmıyor ve onları Sana şikâyet ediyoruz. Siyonist rejimi destekleyen batılı güçlerin halkları bugün Filistin için meydanlara çıkarken sözde islami iktidarlardan daha cesurdurlar.

İlk kıblemiz Mescidi Aksa’mızda Melheme-i Kübra’yı kazanan muvahhitlerle birlikte namaz kılma umudu ile…

 

 

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER