VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
KÜNYE
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
H24HBR

@ Haber Tarihi : 20 August 2021 20:04:48

0 Yorum

Kez Okundu.

Şehadeti’nin 29.yılında Selami YURDAN

ŞEHADET'NIN 29. YILINDA SELAMİ YURDAN

H24/Talip AKSOY

 Tüm destan kahramanlarına selam olsun. Alemlere rahmet Hazreti Muhammed A.s'a selat ve selam olsun. Tertemiz ehli beytine, tüm aziz şehidlere ve selam olsun.

Selami Yurdan'ın şahsın da tüm Bosna şehidlerine selam olsun. Hasret ve minnetle onları özlüyoruz şehadetleriyle ümmete can verenlerin yolunu yol bilenlerden olmak temennisiyle.

"Şehid Mutaharri der ki "şehidler mum gibidirler. Kendileri yanar ama etrafındakileri aydınlatırlar." Selami Yurdan'ı üstad Mufid Yüksel balkanlar ve kürtler başlıklı makalesinde şöyle anlatmıştı.

Daha 29 yıl önce, Ağrı-Patnos doğumlu ailesi, aslen Bitlis''in Şatak Nahiyesinin Yako köyünden olan Selâmi Yurdan, 1992''de Bosna''ya gidip şehîd olduğunda, yine kimse ona: “Sen Kürtsün! Sana ne Bosna davasından” dememişti. Bir zamanlar, Bingöllü Zaza gençler Afganistan''da, Bosna''da şehid olduklarında bu soru sorulmamıştı.

Üzüntü ile belirtelim ki, son yıllarda bu tür söylemler artık yüksek sesle dillendiriliyor. Bundan en çok payını almakta olanlardan biriyim, diyordu: Müfid YÜKSEL Zamanımız 1990' lar değil muhalefette olan inananların, 2000'den sonraki yozlaşma ve sekülerleştigi bir gerçeklikle realiteyi yaşıyoruz. Ümmet gibi düşünenler artık ' ulusalcı ve hakkı zikredemeyecek kadar basireti bağlanmış eski mücahitlere doyurulur. Kimi selaminin yanında arkadaş adam olmak istediler ama Allah selamiye Şehadeti onlara ise makam mevki dünyaya dalmayı, haksızlık karşısında susmayı nasip etti.

Yurdan ailesi Patnostan istanbul'a gelirken Birkaç parça eşya ile Kadırga’daki evlerine yerleştiler. Kadırga, eski istanbul da bir mahalle idi. Buralarda rumlar da yaşardı. Fethin izleri görülüyordu, her yerde.

Kunduracılığa merak saldı. Çıraklık kalfalık yılları göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Şimdi iş başa düşmüştü.

İmalathanede müşteriden çok, dertliler borçlular hastalar vardı. Boş çevirmezdi, hiçbirini. Ya oracıkta derdine derman olur, ya da erbabı ile buluştururdu.

Tefsirler orada okunur, hadisler orada ezberlenirdi.

Bir de çocuklar vardı tabi ki. Çocukla çocuk olmak ne büyük bahtiyarlıktı. Hangisi takmışsa kısa sürede yayıldı, lakabı:

“Albay!” Bosna 'da ,"komutayé Albay selami" diye bir birliği bile olmuştu yıllar sonra... Nerede acı zulüm işkence varsa, Selami, gagasında su taşıyan güvercin misali oradaydı.

Bosna bu ip bu Zindanındaki insanlık dışı baskıları duymuş, apar topar gitmiş, elektrikli tel örgülere doğru, avazı çıktığı kadar bağırmıştı. Çoğu kez dalar giderdi, gözleri. Zoraki gülen yüzü, artık gerçeği saklamıyordu.

Bosna’ya düşen ateş, yüreğini dağlamıştı. Şehit resimleriyle adeta rabıta yapar, şehidin kimliğine bürünürdü. Nerde bir eylem varsa, Selami oradaydı. Hemşehrisi metin Yüksel gibi ilk düşen yola, birisi olarak Bosnaya şehadete gitti, ardından Müslümanların dikkatini sırp zulmüne çekmişti.Yurdan ailesi Msp ile hemhal olan Ferman yurdan amcanın tüm evlatları islami hareketin her alanında, maddi manevi olarak can siperane davalarının peşinde sımsıkı bağlıydılar.

1992'de biz Bitlis'teydik, orada bizde maddi ve manevi yardımlar ile Bosna cihadına katkıda bulunuyorduk. Resim sergileri ile zulmu vahşeti anlatiyorduk. ve Cihada giden Hizan'dan mucahitleri destekliyor ruhumuz Bosna cephesindeydi.

Selami, yaşından beklenmeyen bir olgunlukta idi. Parmakla gösterilen bir ahlak adamı, yerinde durmayan bir iş aşığıydı.

Naif, merhametli, yardımsever, ekonomik gücü olan genç selami adeta Musab Bin umeyr gibi keyfi, saltanatı, koltukları, makamları elinin tersiyle iterek Lebbeyk dedi ve bir çağrı olan şehadet' e canı gönülden evet diyerek şehidler kervanına katıldı.

Kadırgalı şehid Selami, yüreği ümmet için çarpardı, tanıdığı ailesi ve yakın arkadaşlarının anlattıklarına göre, selami ile sıkıntılı kimseleri görmedik ,duymadık. O tertemiz ehli beyti, çok seven duygularını Gece'ye, Gecenin adı Hüseyin, diyerek.

"Her müslüman bedel ödemeye hazır olmalıdır." Derken hava olsun diyerek demiyor sahada, çarsida, pazarda, Gedikpaşada, o islamı ve insanlık merhametini yaşıyordu amel olarakta, halis saf ve paktı. Sehidler zaten şahitler değilmiydiler.

Şehidler özel seçilmiş şahsiyetlerdir, yani anladığımız kadarıyla siz istesenizde şehid olamazsınız, Nasip Allah'ın elinde ve o istemişse şehid olunur. Hâlid bin velid binlerce savaşa katılmış ama olumu yatakta olmuştur. Şehadeti istemesine rağmen nasip olmamıştır.

Aslen Bitlisli olunca Albay Selami'nin adına cadde ismi verildi. Dönemin Belediye Başkanı Yaşar Buhan: 1994 yılında, babası Ferman Yurdan'ı davet etmiştim yanıma geldi kendisine durumu anlattım. Kabul etti ve mahallebaşında küllü tepe mezarlığına doğru giden caddeye ismini verdik dedi.

Selami ve geriye kalan 27 koca yıl, ve her bosnaya giden en üst yöneticilerden,yazar, sanatçı herkes selamiye uğrar fatiha okurlar... Selamiden sonra gidenler 22 türkiyeli müslüman şehitlerimiz daha var onlarıda unutmamak adına selam olsun o Azizlerimize,, O yiğitlere... Sakarya, istanbul, izmir ümmet coğrafyasındaki gazilerimize de selamlar olsun.

Selami'den sonra giden, şehadet nasip olmayan bir çok bosna gazisi var..Tenzih ederek! Malum bir Gaziyle konuştum baktım Allah dağını görür de ona göre kar yağdırır derler ya... Ya Rabbim bu kulun boş boş konuştuğunu itikadı bozuk kafatasçı birisi oldugunu görünce şok oldum. Hatta bir siyasi lideri halife ve ileri giderek başka bir atıfta bulunca rabbime sığındım ve o pak Selamiye tekrar rahmet diledim.

Müslümanlar 29 yıl öncesi gibi değiller simdiler de o açıdan selami yurdan, şehid metin Yüksel gibi yiğitler maalesef artık yetişmiyor. Nargileci, makam mevkici, dünya ideali peşinde koşan seküler bir boş gençlik ve gelecek var artık.

Bir Ferman Yurdan gibi 1 değil 5 evlâdım daha var, islam ve ümmet için beş bin kellemde gitse feda olsun diyen bir baba düşünün artık yok... İhale, parti, rant peşinde koşan mücahitler artık geride Selami'nin davasını sadece siyasetlerine sos yaparlar...

Ferman Yurdan Amca, Ağlayan sızlayan gençlere ağlamayın! Bu gün benim oğlumun düğün günüdür diyen bir baba bunu laf ve show olsun diye söylemedi. Kalktı bosmaya cihada selami'nin cephesine gitti. Cihadını yaptı.

İki baba çok önemlidir biz Bitlisliler'in islami mücadelesindeki teslimiyetleri bir çoklara belki örnek olur. Lafla mücahitlik yapmaz azizler!

Molla Sadrettin YÜKSEL şehid reis Metin için "Allah'ım bu kurban sanadır kabul et demesi"

Ferman Yurdan amcanın " Beş bin başim ve evladımın islama kurban olsun" demesi arasında bir fark yoktur.

İslâm izzet ve şeref bulmanın kurtuluşun merkezidir. Rabbine söz veren yiğitler her zaman ahidlerine ve rablerine severek koşarlar, verdikleri sizde duvarlar.

Selâmi'lerdan Metin'lerden sonra bir baksın herkes kendisine, uhuvvet yok, vahdet lafta, cihat ama nasıl bir cihat var şimdi ümmet coğrafyasında, siyonizmin emrinde Amerikancı müslümanların cihat anlayışı! Amerikancı muhafazakar iktidarlar ve mutahitleşen bizim eski ağabeyler! İnanın dünya malı ve sevgisi sonradan sahip olduklarınız ile azizlerimizin bir bağı yoktu.

Allah şehitlerimizin yolunu bizlere yol, Mukaddes davalarını saf temiz , riyasız, rahtsız, bilenlerden, ögretenlerden, ifrat tecritten uzak ümmet birliğini kuşatan bir anlayışla bizlere, tüm hepimize nasip eylesin. Selami ağabeyin şehadetinden sonra, ailesinden ‘Gece Notları...’ adı altında, bir takım yazılar kaleme aldığını öğreniyoruz... Bunlardan birisini sizlerle paylaşmak istedim:

“İNANDIĞIM İSLAM

 Ders arkadaşlarıma, meslektaşlarıma, hocalarıma, sanatçılara, entelektüellere, değişik ideoloji mensuplarına, hümanizm-demokrasi- özgürlük felsefelerine ilişkin çeviri kitapları okuyanlara, adalet taraftarlarına, insanlığın özgürlük ve kurtuluşunun sorumluluğunu hissedenlere ve benim sınıfımdan olanlara, şunu demek istiyorum. İslâm sizin sandığınız gibi değildir. Benim bu dinle ilişkimi sürekli kılan ve koruyan; insani sorumluluk ve bilimsel bir akidedir. Yoksa ne dinin sırtından rızkımı temin ediyor, ne itibar sahibi oluyor ve ne de sosyal bir mevki sahibi oluyorum. Belki dini akidem hatırına, bunların tümüne tekme vurmuşun.

Selami YURDAN'IN ile birlikte Bosna'da 22 Türkiyeli şehidler mevcut.

Edip Sadioğlu, Adil Balat ve Ebubekir Arıcı (17.09.1992, Mostar), Ahmet Pınar, Renda Tosuner ve Sait Başar (28.12.1992, İliyaş), İlhan Atlı, Abdülmetin Çakmak, Çanakkaleli Yusuf ve Güven Zengin (1992), Muammer Aslantaş (Haziran 1993), Ali Pınarbaşı (1993), Ahmet Şamil Karaoğlu (21.07.1995, Zavidovic), Ebu Muslim, Mehmet Özdemir, Mustafa Çolak, Ömer Taşar, Bahaddin Alaslan, Ahmet Demirer, Ramazan Çelik ve daha nice isimsiz kahramanlar...

Allah (c.c) şehadetlerini kabul etsin. Bizleri de şefaatlerine nail eylesin inşallah! (Amin.)

https://www.facebook.com/rhvmimarlik/ https://instagram.com/h24haber?igshid=zq8vz8puuo1z
Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER