VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
KÜNYE
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
H24HBR

@ Haber Tarihi : 29 July 2021 14:12:14

0 Yorum

Kez Okundu.

meşaleler Zaferi

MEŞALELER ZAFERİ

H24/ Makale / Metin HASIRCI

Sokullu Mehmed Paşa’nın şehid edilmesinden sonra dîvan vezirleri sadrazamlık mücadelelerine daldıklarından Özdemi­roğlu yardımsız kalmış ve çok zor durumlar yaşamışsa da bulunduğu zamanın en büyük kumanda dehâsına sahip ol­duğundan İranlılara kesin bir galibiyet yüzü göstermemiş on­lara karşı günümüz tabiriyle gerilla savaşı vererek uzun müd­det yıpratmış ve nihayet iki ordu Şirvan ve Dağıstan hudu­dundaki Küba şehri civarında bilhassa ovasında karşı karşı­ya geldiler.

Geçen zaman zarfında Şirvan yine İranlıların eli­ne
geçmişti. Özdemiroğlu bu savaşı kazanırsa Şirvan yine Osmanlı Devleti’nin olacak aksi halde Dağıstan ve Gürcistan fetihleri mânâsızlaşacak ve İran nüfuzu hâkimiyetine gire­cekti. Dört gün süren bu kanlı boğuşma geceleri de savaş de­vam ettiğinden meşaleler yakılmış olmasından dolayı Meşa­leler Zaferi adıyla anılır.

Dördüncü gün sonunda İran ordusu mağlup ve münhezim olarak savaş alanını Osmanlı askerine ve onun büyük kumandanına bırakırken Şirvan, devleti A'liye'ye kaldığı gibi Revan yolu da, fetih sancaklarının üzerin­den geçmesini bekliyordu. Tarih Hicrî 922, Milâdî 1583'ü gösteriyordu.

Meşaleler Zaferi’nden sonra Revan yolunun Osmanlı san­caklarının üzerinden geçmesini beklediğini yukarıda belirtmiş­tik. Üçüncü Murad sanki her an yanında beraber savaştığını saydığı Özdemiroğlu Osman Paşa'ya, sadrazam kaftanını biçmiş ve bu münasebetle paşayı İstanbul'a çağırtmıştı. Vezir Ferhat Paşa'yı 100 bin askerle Revan (Ermenistan) fethine göndermişti.

Ferhat Paşa, Revan'a hiçbir mukavemet görmeden dahil olmuş ve yukarıda tavsif ettiğimiz durum gerçekleşmiş Revan, Devleti Osmaniyye'ye ram olmuştu.

İstanbul'a dönmek üzere yola çıkan Osman Paşa, Hazreti Padişahtan aldığı bir irade ile Kırım meselesini hâl etmek üzere 30 yıldır bindiği meşhur ve dillere destan siyah atı Kara-Kaytas'ın başını Kırım Hân'lığı üzerine çevirdi. Kırım meselesi denilen nesne, Kırım Hânı Mehmet Giray, Divan'ın emirlerini dinlemez olmuş ve kendisine bir kaç
defa Özdemiroğlu'na yardıma gitmesi için yapılan çağrılara gereken itaati göstermemiş ve savsaklamıştı.

Kuvvetlenmekte olan bir Rus Devleti’nin varlığı göz önüne alınırsa bu adamın yaptığı yanı­na bırakılacak olursa istikbalde daha feci durumlarla karşı­laşılabilirdi.

Özdemiroğlu Kırım taraflarına gidince Mehmed Giray, pa­şanın geliş sebebini anladığında Kefe yakınındaki, Bağçesaray'a Osman Paşa'yı davet etmişse de bu dolaba girmeyen Paşa, Kefe şehrine çekildi. Bu durum üzerine Mehmet Giray emrindeki 40 bin Tatar askeri ile söz
konusu şehre taarruz etti. Osman Paşa savaşlarda pişmiş bir Serdar olarak şehrin kapılarını çoktan kapattırmıştı.

Mehmed Giray şehri muhasa­ra etmekten çekinmedi. Bir aydan fazla muhasaraya, büyük zorluklara göğüs gererek dayanan Paşa, öte yandan divâna haber göndermiş yardım talebinde bulunmuştu. Bu arada çok ustaca bir politika takip eden Osman Paşa, Kırım Kalgayı yâni Veliahdı olan Alp Giray'ı, Hân olarak nasb etmiş böy­lece Kırım süvarilerini iki başlı hale getirmiş, bu başlardan Alp Giray; Osman Paşa tarafını tutmuş, böylece Mehmet Giray'ın kuvvetleri zaafa uğramıştı.

Bu sırada ise yanında 10 senedir Konya'da ikamet etmek­te olan ve Hazreti Mevlânâ (K.S.)'ya intisap eden İslâm Giray, Sultan 3. Murad Hazretleri tarafından Kırım Hanlığı’na tayin edilmiş olarak Kılıç Ali Paşa'nın donanmasında 10 bin asker ve 35 kadırga ile gözükünce Mehmed Giray'a muhasa­rayı kaldırıp kaçmak düşmüştü.

Osman Paşa tarafından Kırım Hanlığı’na nasb edilen Alp Giray, bütün hırs ve gurur gibi nefsi azdırıcı hislerden sıyrıla­rak, İslâm Giray’a biat etmesi cidden örnek alınacak bir olay tezahür etmişti. Bu muazzam manzaraya şahit olan Osman Paşa’nın gözleri yaşarmış, Mehmet "Giray meselesine beni karıştırmayın sadakat ehline yol göstermek bize düşmez!” di­yerek aralarından çekilmişti.

Böylece Kırım Hanlığı ailesinin hesaplaşmasını kendilerine bırakmış oluyordu.

Kaçma yolunu tutan Mehmet Giray'ın peşine düşen Alp Giray, ağabeyini yakalamış ve kendi yasalarına uygun olarak, yay kirişi ile boğdurmuş ve bu gaile hâl olmuş oldu. Tarihler Hicri 922, Milâdî 1583 yılını gösteriyordu.

Fiemanillah.
Kaynak: Hasırcızade Tarihi Merve Yayınları

Yzn: Metin Hasırcı Cilt 2
Sh.126/127

https://www.facebook.com/rhvmimarlik/ https://instagram.com/h24haber?igshid=zq8vz8puuo1z
Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
https://www.facebook.com/rhvmimarlik/videos/557660301802778
Yazar Bilgisi

Metin HASIRCI Metin HASIRCI h24habrgmail.com Tüm Yazıları

BENZER HABERLER